Uçurtma, geleceğin enerji kaynağı olabilir mi?

Birçoğumuzun çocukluğunda tatlı bir anı olarak yer eden uçurtma, M.S 105 yılından sonra Avrupa'da icat edildiğini biliyor muydunuz? İlk defa Romalılar tarafından savaş bayrağı işleviyle kullanılmış olması da hayli ilginç. Uçurtma, hafif malzemeden yapılan yüzeylerin rüzgara karşı gösterdiği direnç nedeniyle yükselen cisimlere verilen isim olarak biliniyor. Günümüzde uçurtmalar, artık rüzgar enerjisi üretmek için kullanılıyor. Yapılan araştırmalar enerji uçurtmalarının jeneratöre zincirle bağlanan ve 800 metre yüksekliğe bırakılan bir uçurtma sayesinde 10 kilowatt elektrik ürettiği belirlendi. Havadaki rüzgar gücünün yerde hasat edilenden yaklaşık 4,5 kat daha büyük olduğunu tahmin ediliyor. Enerji üretimi sırasında rüzgar türbinlerinin ulaşamadığı yüksekliklere ulaşabiliyor. Uçurtma enerjisi, 2030'da yaklaşık 2 trilyon dolara ulaşması beklenen yeni nesil yenilenebilir enerji sistemi olarak tanımlanıyor. En büyük avantajı ise rüzgarların daha güçlü ve daha az kesintili olduğu daha yüksek rakımlarda faaliyet gösterebilme kabiliyetine sahip olması. Uçurtma sisteminde önemli olan şey rüzgarın esme kuvveti. Yani rüzgar ne kadar hızlı eserse o kadar fazla enerji üretiliyor.  İlk girişimler, 90'lı yılların başında çıktı Şu an Avrupa ve ABD'de yaklaşık 10 girişim bu alan üzerine odaklanıyor. Ama hala bu sektörün emekleme döneminde olduğu söyleniyor. Çünkü çoğu şirket nispeten küçük pilot projeler üzerine yoğunlaşıyor. Uçurtma gücü ile enerji üretilme araştırması 90'lı yılların başında başlandı.  Araştırmayı yapan grubun başkanlığını yürüten Profesör Wubbo Ockels uçurtmanın enerji üretiminde ucuz maliyetli bir yol olduğunu düşünmüş.  Enerjiyi doğadan temin ettiğiniz zaman maliyetler daha da ucuz olduğunu açıklamıştı. Bu araştırma, Google tarafından 10 milyon dolar yatırım almıştı. Saul Griffith, Don Montague ve Corwin Hardham tarafından faaliyete geçirilen Makani alanın önemli temsilcilerinden biri. 2006 yılında uçurtma teknolojisini kullanarak düşük maliyetli bir yenilenebilir enerji çözümü geliştirmek amacıyla kuruldu. Makani, rüzgardan enerjiyi verimli bir şekilde kullanmak için elektrik şebekesinden elektrik üreten bir uçurtma geliştiriyor. Massimo Ippolito tarafından kurulan İtalyan merkezli KiteGen Venture, geliştirdiği teknoloji ile 600-2000 metre yükseklikte topladığı kinetik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürüyor. Yatırım kolaylıkları sayesinde, nerdeyse dünya üzerinde her yerde uygulanabilir bir teknoloji olarak ön plana çıkıyor. 2007 yılında şirketi kurduğunu söyleyen Ippolito, uçurtma ile elde edilen enerjinin sınırsız ve tertemiz olduğunu belirtiyor.  Dünyanın ilk tamamen özerk ticari havada rüzgar enerjisi sisteminin ilk çalışmaları 2021 yılında Almanya'da başladı. SkySails Power adlı şirket, Schleswig-Holstein’da yaz aylarında EnBW, EWE OSS ve Leibniz Hannover Üniversitesi ile birlikte çalıştı.  Stephan Wrage kurulan şirket, uçak rüzgar türbininin çalışmasını başarıyla test etti. 120 metrekareye kadar boyuta sahip power uçurtmalar kullanıldı. Nakliye konteynerına yaklaşık 800 metrelik bir ip ile bağlanan uçurtma sistemi 80 kilovatlık güç üreterek 60 haneye güç sağlıyor.  Uçurtma güç sistemi geliştiren bir başka şirket ise Kitekraft. Münih merkezli şirketin kurucu ortağı ve CEO'su Florian Bauer, hava rüzgar enerji sistemlerinin üretmesinin daha ucuz, nakliyesinin ise daha yüksek verimliliğe sahip olduğunu ifade ediyor ve ekliyor: "Karbon ayak izi de çok daha küçük."  2019 yılında faaliyete geçen şirket, uçan rüzgar türbini geliştiriyor. Uçan rüzgar tribünleri inşa eden KiteKRAFT, işletmeler için daha uygulanabilir rüzgar gücü sistemleri üzerine çalışıyor. Diğer çözümlere kıyasla 10 kat daha az materyal kullanan girişim, maliyetleri de düşürmüş oluyor. KiteKRAFT, normalde dizel jeneratörler ve güneş enerjisinden güç alan küçük enerji ağlarına güç vermeye çalışıyor. Kitekraft, ABD'nin önemli girişim hızlandırıcılarından Y Combinator tarafından destekleniyor. 
http://dlvr.it/SNjzxj

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski