Isparta Valisi Cumhurbaşkanının temsilcisiyse…

Kışın ortasında 5 gün elektriksiz kaldı Isparta… Gül gibi şehri karanlığa gömdüler… Isparta’nın bazı köylerine hâlâ enerji verilemiyor… Çaresizliklerini pişkin pişkin seyrettiler… İşin cabası, Isparta Valisi Ömer Seymenoğlu’nu da kızağa aldılar.  Görevden almanın açıklanan gerekçesi de her zaman yaptıkları gibi aklımızla alay edercesineydi… Korona olduğu için görevden almışlar sayın Valiyi!. Eskiden Valiler devletin temsilcisiydi… İl idaresi yasasının ilgili maddesinde, ‘Vali, ilde Devletin ve hükümetin temsilcisi ve ayrı ayrı her bakanın mümessili ve bunların idari ve siyasi yürütme vasıtasıdır’ deniliyordu… 2018 Temmuz ayında  yaptıkları değişiklikle orayı da kendilerine uydurdular. Valilik ve Kaymakamlık Birimleri Teşkilat, Görev ve Çalışma Yönetmeliği’ne saray ayarı verdiler. Değişiklikle yönetmeliğe “Temsil” başlıklı “Vali ilde devletin ve Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtası; kaymakam ilçede Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır” maddesi eklendi. Valiler ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi oluverdiler!.. Ee, şimdi bu işte bir gariplik yok mu?.. Tayyip Erdoğan, yakalandığı korona yüzünden evinde ama Cumhurbaşkanlığı ile ilgili çalışmalarına devam ediyor (Kendisi açıkladı). Resmi gazetede aldığı kararlar yayımlanıyor ve yürürlüğe giriyor. Ancak, Cumhurbaşkanın ilde temsilcisi olan Isparta Valisi korona rahatsızlığı yüzünden görevden alınıyor. Sayın Vali evden çalışmalarını korona yüzünden yürütemiyor!.. Acaba, ülkede korona hastalığına yakalananların iş görebilme, yetenekleri ve işlerine devam edebilme şartları ile ilgili bir yönetmelik çıktı ve bunun içine en yüksek istisnalar dahil edildi de bizim mi haberimiz olmadı?. Hastalık aynı hastalık. Cumhurbaşkanı koskoca ülkede idareyi yürütüyor… Ama onun temsilcisi Vali ilde idareyi yürütemiyor… Anlayabilen beri gelsin!.. ★★★ Elektrik mühendisi Semih Kalkanoğlu, tek başına sivil toplum örgütü gibi çalışır. Sık sık, güncel olaylarla ilgili araştırmalarını ve analizlerini gönderir. Elektronik postalarını dikkatle okur ve bilgilenirim. Dün, “Yaşamdan Yapraklar”  başlığı ile gönderdiği yazıda bomba bir haber vardı.  Yazının, o bölümünü sizlerle paylaşıp, flaş cümlelerini de siyahlayacağım; – 7 Şubat 2022 sabahı 10.00’da Halk TV’de İbrahim Kahveci ve Mehmet Tezkan’ı izliyorum. Isparta’daki rezaleti anlatıyorlardı. Hemen telefonuma sarıldım ve Isparta’da Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selçuk Çömlekçi’yi aradım. 1974-1980 yıllarında Hacettepe’de en sevdiğim sınıf arkadaşımdı. Birlikte başladık, benden bir yıl önce mühendis olarak bitirdi. İlk geldiği dönem tam bir taşra delikanlısıydı. Demirelci’ydi. Okulda hiç bir olaya karışmazdı. İlk yılımızda Hacettepe yurdunda aynı odada kaldık. Isparta’da kısa bir süre Yol Su Elektrik İdaresi’nde çalıştı. Sonra üniversiteye atladı. Çok çalışkan bir arkadaşım. Sabırla çalıştı çalıştı yılmadı, sonunda Prof. oldu, Dekan oldu. Ondan bir yaş büyük olduğum için beni ağabeyi olarak görür hep. Sesimi duyunca çok sevindi. “Selçuk neler oluyor Isparta’da” dedim. Geçen yıla kadar Cengiz-Kolin-Limak şirketlerinin oluşturduğu Isparta elektrik dağıtım şirketine 16 kişilik ekibiyle yardımcı olmak istemiş Isparta’nın elektrik alt yapısı için. RTE’ın damadı Selçuk Bayraktar ile de görüşmüş dronlar konusunda. O, “beni karıştırmayın” demiş, bulaşmak istememiş. Selçuk Çin’den ilgili firmalara ulaşmış, görüşmeler yapmış, sonuçta kocaman bir dosyayı bu şirkete sunmuş. “Adamların kafası hiç bir şeye basmadı. Bana dönüş yapmadılar” dedi Selçuk. İşte Türkiye bu! Öğrendiğim bir şey daha var: Dünyada hiç bir şey “sonsuza” kadar ilk alındığı günkü gibi durmaz. Ekonomide herkes bilir ki “amortisman” diye bir kavram vardır. Isparta’da elektrik alt yapısında bu havadan para kazanan 3 şirket gereken yenilemeleri hiç yapmamışlar. Ben de tahmin etmiştim. Şalterlerden tutun yüksek gerilim kablolarına kadar onlarca malzeme belirli sürelerde yenilenmesi gerekir. Yok. ★★★ Semih Kalkanoğlu,  can yakan elektrik faturalarına da çarpıcı bir karşılaştırma yapmış. O da şöyle: – İki gündür yazılarımda hep belirteyim dediğim ama yazıyı yazarken unuttuğum bir konu var: Eşim 28 Aralık-9 Ocak arası Moskova’da kaldı bir Rus bayan arkadaşının misafiri olarak. Moskova’da bir ailenin bir aylık ortalama Elektrik-Doğalgaz-Su ve Konut Aidatı toplam 3000 Ruble. Bugün Rusya’da 1 $ = 75,57 Ruble. Yani 3000 Ruble = 39,69 $. Yaklaşık 40.- $. Bugün Rusya’da “ortalama ücret” aylık net = 1000.- $. Yani bu 4 kalem her konutun temel gideri bir aylık net ücretin 1/25’i. Peki Türkiye’de nedir bu rakam? Asgari Ücret = 4253.- TL Peki, bir aylık Elektrik + Doğalgaz + Su + Konut Aidatı = ? Kendimizden örnek vereyim (Şubat 2022 faturalarımız): Elektrik= 268.- TL. Doğal Gaz= 397.- TL. Su= 90.- TL. Aidat= 200.- TL. TOPLAM= 955.- TL. Maaşım= 3292.- TL. (net) Yani bu 4 temel giderimiz aylık maaşımın 1/3,44’ü. Rusya’daki gibi yaşamamız için, benim aylık emekli maaşım 23.875.- TL olması gerekiyor. Üstelik yazdığım bizim giderler bu ülkede “ortalama”nın çok altında. Biliyorum. ★★★ Ulu Tanrı, tüm şehitlerimizle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.
http://dlvr.it/SJdp84

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski