Lütfen yapmayınız…

Kılıçdaroğlu mükemmel işler yapıyor…

Ama…

Ardından…

Öyle bir açıklama geliyor ki…

Evlere şenlik…

Dün de:

Market sahiplerine mektup göndermiş

Ve…

10 ürüne zam yapılmamasını istemiş…

Kemal Kılıçdaroğlu

Olmaz Kemal Bey olamaz…

O sizin dediğinizi…

Sizden çok daha popüler

Ve akıl almaz yetkilere sahip:

Erdoğan da yapıyor…

Ama…

Olmuyor…

Olamaz da…

O sizin dediğinizi…

Merhum Bülent Ecevit (1978-1979 arasında…).

Hem de…

“Fiyat Kontrol Komitesi” kurarak yaptı…

Ama…

O yanlışı yüzünden:

Yüksek enflasyon ülkeyi kendisine “yurt” edindi…

Ve yaklaşık:

25 yıl sürdü:

Hem halk kaybetti…

Hem de kendisi…

Sosyal demokrat olun…

En az eşitsizliği savunun…

Emekçiyi önceleyin…

Ama…

Lütfen:

“Ben iktidar olduğumda fiyatlara müdahale edeceğim” mesajı vermeyin…

Çünkü…

Bu tür açıklamalarınız (“Köprüleri, otoyolları kamulaştıracağız” gibi.)…

Bu ekonomik modelde iş yapan:

Sanayici…

Tüccar…

Ve…

Bilumum üreticiyi endişelendiriyor…

Ülkeyi o yönettiği sürece

Merkez Bankası; Erdoğan’ın:

“Kurlara müdahale etmeyeceğiz” dediği gün (Çarşamba…).

1 milyar dolar sattı

Kısa bir süreliğine 12 liralı seviyelere düşen kur…

Dün yeniden:

13.50’nin bile üzerine fırladı…

Son 3 yıldır yazıyorum

Söylüyorum:

Türkiye ekonomisi iktisadî gerçekliklere göre değil…

Erdoğan’ın tavrına, konuşmalarına göre şekilleniyor/du…

Ancak…

Artık…

Erdoğan “iyi” söylerse:

Kimse inanmıyor…

“Kötü” ise:

Zaten söylemiyor…

Bir daha yazayım:

Erdoğan ülkeyi yönettiği sürece:

Ne ekonomi girer rayına…

Ne de uluslararası ilişkiler…

Cevabını ayakta alkışlıyorum…

Devlet Bey bu defa da:

Mansur Yavaş’a saldırdı?..

Mansur Yavaş…

Kendinden bekleneni yaptı…

Son derecede nazik…

Ve…

Sakin bir cevap verdi:

“2,5 yıldır siyasi demeç vermedim. Bundan sonra da ilgimiz olmayan konulardan dolayı hakkımda yapılan siyasi açıklamalara yanıt vermeyeceğim…”.

Mansur Yavaş

Canlarım, unutmayınız:

Bahçeli kime saldırırsa:

O kişi:

Siyasi etkinlik…

Ve:

Seçmen kazanır…

Bahçeli kimin yanında durursa:

O kişi:

Çürür…

Ve…

Seçmen kaybeder…

Bunu en iyi bilenlerden biri de Mansur Yavaş’tır…

Ve o nedenle…

Hiç polemik yapmadan…

Ama…

Devlet Bey’i de incitmeden verdiği cevabı:

Ayakta alkışlıyorum…

Öyle bir soru mutlaka şakadır…

Alman filozof Hegel (27 Ağustos 1770, Stuttgart – 14 Kasım 1831, Berlin):

“Gerçek ne tezdedir ne antitezde, gerçek; ikisinin kesiştiği, buluştuğu yerdedir” demişti.

Canlarım:

İdeal tez ise:

Akıl: antitezdir…

Genelde:

Gerçekçi ve akılcı olanlar…

İdealist olmuyor…

İdealist olanlar ise…

Akılcı ve gerçekçi olmuyor

Çünkü…

İdealleri olan insan…

Aklıyla değil…

İdealleri ile düşünüyor…

Duygularıyla (İnançlarıyla) hareket ediyor…

İdealler (İdeoloji); din gibidir…

Dinin doğruları nasıl tartışılmaz ise…

İdeolojinin doğruluğu da (Ne yazık ki) tartışılamıyor

Akılcı insan

Düşünme yeteneği olan insandır…

Alçak gönüllüdür…

İddia etmez

Sorgulamadan, deneylemeden inanmaz…

O nedenle de:

İdeallerin kör kuyusuna atmaz kendisini…

Bilime…

Yani:

Akla değer verir…

Önce düşünür…

Sonra uygular

İdealist insan ise:

Alçak gönüllü olamaz

Ve haliyle…

Önce uygular (“Faiz sebep, enflasyon neticedir…”).

Sonra…

Yanıldığını gördüğü halde:

İddiasını sürdürür…

“Örnek ver?..” diyenleriniz olursa eğer…

Bu sualin şaka olduğunu…

Çünkü…

Cevabının herkes tarafından bilindiğini…

Ama…

Kimilerinin cevap vermeye korktuğun söylerim…

Ocağımızı yakıyor…

Canlarım dikkat etiniz mi?..

Türk seçmenlerinin geneli:

“Amigo…”.

Kalanı ise:

“Sempatizan…”.

Amigolar:

Sadece “sempatizan” olarak kalamıyor

Sempatizanlar ise:

Amigo olamıyor…

Sempatizan:

Oy verdiği siyasi partiyi destekliyor…

Ancak…

Yanlışını gördüğünde:

O partiye oy vermekten vazgeçiyor…

Amigo ise…

Ocağını yaksa

Yine de:

Oy verdiği partiden vazgeçmiyor

Sözümün özü:

Amigo:

Amigoluğunu yaptığı partiye oy vermeyenlerin de:

Ocaklarını yakıyor…

Korku duvarı aşıldı…

Dün bu köşede:

“Alkışlarım Çiğdem Toker için” başlığıyla yayımlanan yazımda…

Niçin:

Gelecekten umutlu olduğumu…

Şu cümlelerimle belirtmiştim:

Ülkemizin her yerinde:

Hakikatin peşinde koşan gazeteci kardeşlerimin varlığı

Bakın…

Bu haber de dünkü SÖZCÜ’de yayımlandı:

SÖZCÜ yazdı, 100 bin liralık denize sıfır arsaların satışı durdu.

Sakarya’da deniz kıyısında 100 bin liraya açık arttırma usulüyle satışa sunulacağı duyurulan 183 kamu arazisinin satışı durduruldu.

Satışı SÖZCÜ duyurmuş büyük ilgi uyandırmıştı.

Lütfen enseyi karartmayın…

Devlet:

Teslim olmayacak…

Çünkü…

Ve artık:

Korku duvarı aşıldı…

 


Korkusuz Gazetesi https://ift.tt/3G6CKc4 https://ift.tt/31tdL3x

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski