Anlayanlar anladı…

Bülent Ecevit, cumhuriyet tarihimizin:

En dürüst…

En ilkeli…

En demokrat liderlerinden biriydi…

Büyük ihtimalle…

Çok iyi niyetliydi de…

Ama…

Önce 1978 – 1979…

Daha sonra da…

1999 – 2002 yılları arasındaki başbakanlıkları yüzünden:

Siyasi hüsrana uğradı…

Daha kötüsü:

Bütün Avrupa…

Sosyal demokrasinin nimetlerinden istifade ederken…

Türkiye seçmenleri:

Ecevit’in saçma sapan demokratik sol anlayışı yüzünden:

Sosyal demokrasiden nefret etti…

Bütün bunlara rağmen…

1999 seçimlerinde…

100 seçmenden 22’si (Öcalan onun başbakanlığı döneminde teslim alındığı için olsa gerek…).

Bülent Bey’e oy verince:

Hükümeti kurmakla görevlendirildi…

Yardımcılarından biri ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz (merhum…).

Diğeri ise Devlet Bahçeli idi…

Ama canlarım…

Ecevit:

Yine beceriksizdi…

Yine basiretsizdi…

Ve…

Yine başarısızdı…

Ve fakat…

Bahçeli’nin tuzağına düşerek gittiği 2002 seçimlerinde:

Beceriksiz…

Basiretsiz…

Başarısız olduğu değil…

Halkın umutlarını…

Bir kere daha:

Yıktığı, yaktığı için…

%22.5 oydan, %1’5 oranına düştü…

Ne demek istediğimi anlayanlar anladı…

Erdoğan neden kaybedecek?..

Erdoğan’a gelince…

Bütün beceriksizliklerine…

Bütün basiretsizliklerine…

Bütün başarısızlıklarına rağmen…

Umut verdiği için seçiliyordu…

Ama…

Erdoğan

Artık bitti…

Erdoğan’ın bundan sonra kazanması imkânsız…

Çünkü…

O artık “umut” olmaktan çıktı…

Ve…

Umut tazelememek için her şeyi de yapıyor…

Bilinen fıkra…

Albay, muharebeyi kaybeden birlik komutanı binbaşıya

“Muharebeyi neden kaybettiniz?” diye soruyor…

Binbaşı:

“Komutanım, barutumuz yoktu” diyerek cevaplamaya başlayınca:

“Tamam Binbaşı” diyor Albay, “yeter, anlaşıldı…”.

Bu ne biçim slogan yaa?..

CHP’nin yeni sloganı şöyle:

“Geliyor gelmekte olan…”.

Bu köşenin okurları içinde…

Bu sloganı beğenenlerin sayısı…

Beğenmeyenlerden fazla olabilir…

Benim görüşümü merak eden varsa söyleyeyim:

Değerli mizah ustası Gani Müjde bile…

Bu kadar absürt slogan üretemezdi…

Müjde

Canlarım…

Benim gördüğüm o ki…

Seçmenin %70’i

Gelmekte olanı merak etmiyor…

Beklenen şu:

Gitmesi gereken:

Gidecek mi?..

Ve…

Gitmesi beklenen:

Ne zaman gidecek?..

Sözümün özü:

CHP bıraksın şu “geliyor gelmekte olan” sloganını da…

İnandırıcı gerekçelerle:

“Gidiyor gitmesi gereken” umudunu aşılasın…

Endişem…

Canlarım…

İnanıyorum ki:

Gitmesi gerekenler gidecek…

Ve…

Gitmesi gerekenlerin gitmesi:

Acayip ferahlatacak beni…

Ama…

Endişem şu:

Yerine gelenler:

Ne edecek?..

Bu yazıda okuduklarınızın aynısı…

Bir iktidar partisi düşünün:

Eğitim ve öğretim yuvalarından daha çok: Hapishane açmakla övünüyor…

Bir iktidar partisi düşünün:

İstihdam arttırıcı yatırımlar yaptığından daha çok:

İcra daireleri açmak

Ve…

Haciz işlemlerini hızlandırmakla övünüyor…

Bir iktidar partisi düşünün:

Hangi konuda düşünüp yazarsa yazsın…

Edebiyatçılarının…

Düşünürlerinin

Genişletilmiş düşünce özgürlükleriyle övüneceğine…

Cezaevindeki düşünür sayısının fazlalığıyla biliniyor…

Bana…

“Türkiye neden geri gidiyor?.. Ekonomi neden bu kadar kötü?” diye soranlara…

Bilinen fıkrayı da anlatıp…

Okuldan çok cezaevi…

Fabrikadan çok icra dairesi açıldığını hatırlatıyorum…

“Anladık Dede, bu kadarı yeter” diyorlar…

Eğer…

Sizin de aklınızdan aynı sorular geçiyorsa…

Vereceğim cevap…

Bu yazıda okuduklarınızın aynısı olacak…

Daha kötüsü mümkün mü?..

Bektaşi’ye iki kadeh şarap sunup:

“Baba, şunlardan hangisinin daha iyi olduğunu hele bi söyleyiver” demişler…

Bektaşi, ilk kadehten bir yudum çeker çekmez tükürmüş

Anlamışlar ki ilk denediği şarap çok kötü

Diğer kadehi uzatmışlar…

Bektaşi, elinin tersiyle itmiş kadehi:

“Az önce denediğimden kötü olamaz…”.

Yani canlarım…

Halkın %70’i…

Kim gelirse gelsin…

Mevcut iktidardan kötü olamayacağına inanıyor…

Alkışlarım Çiğdem Toker için…

SÖZCÜ’de, Gökmen Ulu imzalı haberden öğrendim:

Çiğdem Toker,Şehit Gazeteci Hasan Tahsin adına düzenlenen törende Yılın Basın Özgürlüğü Ödülü’nü kazanmıştı…

Ödülü alan ben olsaydım…

Ancak bu kadar mutlu olurdum…

Toker

Mutluluk sebeplerimden biri elbette:

Çiğdem Toker’le aynı medya gurubu yazarlarından oluşum idi…

Ama…

En çok etkilendiğim ise…

Toker’in sözleriydi…

Çiğdem Hanım, aldığı ödül için bakın ne dedi:

“Bu ödülü, ülkemizin her yerinde gazeteciliği her şeye rağmen yapmaya çalışan, hakikatin peşinde olan tüm meslektaşlarım adına alıyorum…”.

Sık sık, Çetin Altan Usta’dan alıntı:

“Enseyi karartmayın” deyişimin sebebi işte bu sözlerde yatıyor…

Her şeye rağmen…

Ve…

Ülkemizin her yerinde:

Hakikatin peşinde koşan gazeteci kardeşlerimin varlığı


Korkusuz Gazetesi https://ift.tt/3DfSHuw https://ift.tt/3xOefh4

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski