AKP’nin yaptığı köprüler üstümüze yıkılacak!

AKP – MHP iktidarının “ekonomi deneyi” pahalıya patlıyor! İktisat biliminde yeri olmayan “Faiz sebep – enflasyon sonuç’’ teorisinden yola çıkan iktidar, 84 milyonun geleceğiyle oynuyor. Halkın bankadaki mevduattan alacağı faizi indirip TL’yi değersizleştiren; dolayısıyla dövizi uçuran iktidarın deneyleri, sadece son üç ayda hane başına 121 bin TL’lik yeni borç yükü bindirdi.

‘YERLİ VE MİLLİ’ SÖZDE KALDI

AKP – MHP iktidarının Recep Tayyip Erdoğan eliyle yürüttüğü deney yüzünden dolar son üç ayda 5 TL arttı. Yerli paramızın pul kadar bile değerinin kalmadı. Piyasadaki hakim para dolar ve euro oldu.  “Yerli ve milli” olduğunu ilan edenler, Türk Lirası’nı adeta piyasadan sildi.

TURBUN BÜYÜĞÜ HEYBEDE

Dövizin AKP eliyle artırılmasının cefasını ise yine halk çekecek. Çünkü; dövizin astronomik bir şekilde artması yüzünden, hem dış borç arttı hem de hazine garantili projelerin ek maliyeti 3 trilyon lirayı aştı. Karar Gazetesi Yazarı İbrahim Kahveci, bunun hane halkı başına, 121 bin TL daha borçlanmak anlamına geldiğini hesaplamış.

BÜTÇE SAHİPSİZ KALDI

Bu yazıyı kaleme almak için bilgisayar başına oturduğumda, TBMM’de görüşülen 2022 bütçesinin kalemlerine yeniden baktım. Lütfi Elvan’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan istifa etmesine rağmen “affını istedi” diye duyurulması sonrası aslında bütçe de sahipsiz kaldı.

Bu bizim tarihimizde sanırım ilk kez oluyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bütçesi görüşülürken, bütçenin sahibi bir bakan istifa ediyor. AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, müstafi Lütfi Elvan’ın yerine Erişah Arıcan’ı atamak istemesine rağmen, Arıcan görevi kabul etmiyor. Bir ara bu görev için Ticaret Bakanı Mehmet Muş düşünülüyor. Ancak sonradan birçok şirketin sahibi Nureddin Nebati’de karar kılınıyor.

Diyeceğim o ki; Türkiye’nin ekonomisi işte bu anafor içinde can çekişiyor. Sahibi olmayan bütçe ise halkın canını yakmaya devam ediyor.

Nasıl mı?

Yukarıda, AKP ve MHP’nin Erdoğan eliyle yürüttüğü ‘’deney’’in hane halkı başına 121 bin TL daha borç yükü getirdiğini söyledim.

Şimdi bunu biraz daha açalım…

BORCUNUZU BİLİYOR MUSUNUZ?

2022 bütçesinde, yandaş firmalara ödenmesi için 42.5 milyar ayrıldı. Bütçenin önemli bir bölümü ise  ödenecek faizler için tahsis edildi. Bu da 250 milyar TL’yi buluyor. Dövizin uçuşa geçmesiyle birlikte, önümüzdeki 20 yıl boyunca ödenecek “hazine garantili yatırımlar’’ın tutarı ise 157 milyar dolara ulaştı. 2022’nin dövizin artmasıyla birlikte kadük hale gelen bütçesinin 188 milyar dolar olduğunu düşünürsek, manzaranın vahameti daha net anlaşılır.

ÜSTÜMÜZE YIKILACAK

AKP iktidarı, yandaşlara kaynak aktarmak ve siyasetini finanse etmek için olur olmaz her yeri beton yığınına çevirdi. Hazine garantili köprüler ve şehir hastanelerine ödenen astronomik rakamlar, halkımızın belini daha da büktü. Dövizin fırlamasıyla birlikte, bükülen belimizin üstüne AKP’nin köprülerinin yıkılması kaçınılmaz hale geldi. Zira; bu halk bu kadar yükü kaldıramaz! Bu halk, bu kadar borcu ödeyemez!

İlk sınavını veremeyen havalimanı

Bu ülkenin yurtseverleri, Atatürk Havalimanı kapatılıp 3. Havalimanı yapılmak istendiğinde, “Yapmayın, etmeyin, o bölgeye havalimanı yapılmaz’’ diye defalarca uyardılar. Ancak AKP 3. Havalimanı’nı yapıp Atatürk Havalimanı’nı kapatmak ve Atatürk’ün adını silmek için çaba gösterdi. Dertleri hem Atatürk Havalimanı’nı kontrolsüz bir şekilde kendi uçuşlarına açmak, hem de yeni havalimanı inşaatıyla rant yaratmaktı. Ki; bunu başardılar.

LODOS VURUNCA…

İstanbul Havalimanı adı verilen 3. Havalimanı, yapılmasının ardından çıkan ilk kuvvetli lodos sonrası felç oldu, işlemez hale geldi. İstanbul Havalimanı’na inmek isteyen uçaklar, İzmir, Ankara ve Antalya’ya yönlendirildi. Binlerce insan AKP’nin rant sevdası yüzünden yollarda ve otellerde perişan oldu.

10 MİLYARLIK MALİYET

İGA’nın işlettiği “yolcu garantili” havalimanı, Türk halkına tam 10 milyar euroya mal oldu. 10 milyar euro harcanan havalimanı, 2 gün boyunca kullanılamadı. Oysa ki; Atatürk Havalimanı yapılırken tüm bu hava olayları hesap edilmiş, yeri de ona göre seçilmişti.

AKP için önemli olan hizmet değil, ranttır. Halkın havalimanına inip inememesi onlar için sorun değildir. Onlar sadece rantı düşünür, gerisine bakmazlar. Nasıl olsa, “geçiş ve yolcu garantili” işletmelerin parasını kendileri değil halk ödüyor.

Tanju Özcan aday olmak istiyor

CHP’li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın içeriğine hiçbir şekilde katılmadığım siyasi çıkışları sürüyor.

Tanju Özcan’ın bu çıkışlarının tek bir sebebi var:

Tanju Özcan

CHP’li Özcan, Suriye ve Afganlara yönelik sözleri sonrası oluşan havaya güveniyor ve Cumhurbaşkanlığı yarışına girmek istiyor. Tanju Özcan yakın çevresine “Millet İttifakı, Ekmelettin İhsanoğlu, Abdullah Gül gibi bir aday çıkarırsa 100 bin imzayı toplar yollara düşerim’’ diyor.


Korkusuz Gazetesi https://ift.tt/2ZO2gmW https://ift.tt/3xNqxWX

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski