Arap Prensin ziyaretinin perde arkası…

Demediklerini bırakmamışlardı…

“Şerefsiz”… “FETÖ’cü”… “Casus”…

10 milyar doları görünce mi cicikleri gevşedi?.. Yollarına kırmızı halı serip, ceket düğmelerini ilikleyip bu yüzden mi saygı ile karşıladılar?..

Birleşik Arap Emirlikleri ile imzalanan anlaşmanın 10 maddesine bakılırsa (sakın ha her maddeye 1 milyar dolar vermişler diye düşünmeyin) aslında somut bir şey yokmuş gibi gözüküyor. Sanki bir niyet anlaşması imzalanmış gibi… Ortada iddialar dolaşıyor ama hepsi teyitsiz… Yapılan yorumların çoğu omurilikten sallama…Zaten BAE’nin en önemli ve belki de tek gücü finans gücü. Bununla muhtemelen ABD’nin projelerini, senaryolarını finanse ediyorlar. Bu finanslar yapılırken kuşkusuz perde arkasında siyasi pazarlıklar var… Ancak, biz de omurilikten sallayanlar kervanına katılmayalım… Bilgiye ve siyasi tecrübeye başvuralım;

AKP eski İstanbul milletvekili Emin Şirin’e telefon edip, doğrudan “ Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht Prensi Zayed Al Nahyan neden Türkiye’ye geldi” diye sordum. Emin Şirin, “Sorunun böyle sorulması doğru. Nahyan’ı biz çağırmadık, kendisi buraya geldi. Bundan 6 ay evvelde istihbarat şefini yollamıştı. Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail ile ilişkilerini normalleştirdikten sonra Türkiye ile de ilişkilerini kendi arzu ettiği yere getirmek istiyor“ diye söze başladı. Şirin’in tespitleri çok çarpıcı;

“Evvela, İstanbul’da yapılan INTERPOL toplantısında kendi adayını (BAE İçişleri Bakanlığı Başmüfettişi Tümgeneral Ahmed Nasser Al Raisi) şaibeli bir kişi olmasına rağmen INTERPOL’ün başına seçtirdi. Bu seçimi aynı zamanda İngiltere, İsrail ve ABD’nin adayının kazandığı bir seçim olarak görmek lazım.

İkinci husus; İhvan meselesi. İhvan’ın üst kademe yöneticilerinin hemen hepsi İngiltere’ye sığınmış vaziyette. Ancak operasyonel seviyedekiler Türkiye’de bulunuyorlar. Bu kişilerin faaliyetleri yavaş yavaş durduruluyor ve tasfiye ediliyor.

Üçüncü konu; Son senelerde operasyonel olarak çok faal hale gelmiş olan MİT’in faaliyetlerinden özellikle Yemen ve Libya’da, Birleşik Arap Emirlikleri’nin duyduğu rahatsızlık. Bu arada bir parantez açayım, BAE denince aynı zamanda  İngiltere ve Suudi Arabistan’ı  anlamak lazım.

Dördüncü hususta; BAE’nin İran konusunda duyduğu rahatsızlık. Türkiye’nin İran konusunda da daha tarafsız daha kendilerine yakın bir durumda olmasını istiyorlar. Türkiye’den istediklerini alırken karşılığında da ellerinde bulunan ve Türkiye’de iktidarı ciddi şekilde sarsan Sedat Peker’in sakinleştirilmesi ve bir miktarda swap yapmayı teklif etmiş olabilirler.”

Biraz daha derinliklere iniyor Emin Şirin;

“Bütün bu gelişmelerin temelinde İbrahim anlaşması çerçevesinde İsrail ile körfez Arap ülkelerinin varlığı anlaşma düzeni yatıyor. Bizim saray çevreleri de herhalde artık bu gerçeğin dışında kalamayacaklarını idrak ediyorlar.”

★★★

Türkiye’de ekonomik krizin geldiği acı nokta belli. 10 milyar dolar neye yarar? Hangi yaraya merhem olur?.. Emin Şirin,sorularıma çok net cevap verdi;

“1-2 aylık devletin döviz ödemelerinde pansuman yapmaya yarar. Bu döviz ihtiyacı meselesinin derinliğine biraz bakmak lazım. Taa, Berat Albayrak döneminden beri sarayın cari açığı azaltıcı, ihracatı arttırıcı, Türkiye’yi hem işçilik hem diğer bütün faktörlerde ‘ucuz ülke’ haline getirici bir politika gütme arzusunda olduğunu, değişen dünya konjonktüründe Türkiye’ye sağladığı fırsatları da dikkate alarak  konuşuyorduk. Şimdi artık bu politikalar yüksek sesle dillendiriliyor ve 5-6 ay içinde netice alınacağı söyleniyor. Bu politikada 5-6 ay içinde değil ancak 5-6 senede netice alınabilinir.  Netice alınabilmesi içinde ara malların üretimi, hakiki yatırımlar, istihdam ve tarım planlaması yapılaması ve bunları denetleyecek 100-150 milyar dolarlık hakiki yatırım gerekir.

Tabi bunların temelinde de hukuka öncelik veren, güven telkin eden kadroların olması şarttır. Topluca duruma baktığımızda bugünkü şartlarda bugünkü kadrolarla netice alabileceğimizden ümitli değilim.

Bu kadar laf ettiğimiz, yerin dibine soktuğumuz 15 Temmuz için suçladığımız Nahyan ile oturup konuşup anlaşıyorsak acaba Suriye’de Esad ile neden konuşup anlaşmıyoruz? Hoş Nahyan’ın bizden istedikleri vardı, geldi konuştu. Esad bizle konuşur mu?.. Onu bilemem.”

★★★

“Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü acaba” sorusunun cevabı herhalde netleşmiştir!..

★★★

Ulu Tanrı,  tüm şehitlerimizle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.


Korkusuz Gazetesi https://ift.tt/eA8V8J https://ift.tt/3cQIGJx

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski