Aman Doktor Derdime Bir Çare - 2


Sayın ve çok sevgili ve de çok saygıdeğer doktorum!

Geçen sefer size sorunumu iletmiştim. (Sevgili doktorcuğum, şurada  özetledim meramımı)  Hatırladınız değil mi,

 “Kendimi çok ama çok cahil hissediyorum” demiştim. Neden mi? Sorulunca “şıp” diye cevap veremeyeceğim sorular çoğaldı da ondan! Örnek mi istiyorsunuz, hemen sıralıyorum efendim. 


İstirham ederim efendim. Evet, mesela bana sorsanız, “Milletvekili seçimleri kaç yılda bir yapılıyor?” deseniz, ben cevap veremem şu an. Halbuki ilkokulda biliyordum, hayat bilgisi dersinde öyle güzel öğrenmiştim ki! “Seçimler beş yılda bir yapılır örtmenim!” diye çocuk aklımla hemen cevabı yapıştırırdım bu soruya. Leb demeden, evet tam öyle… Ama şimdi bunca yaşımda ve bunca deneyimimle, üstelik bunca sosyal medyaya, tv kanalına vesaire bilgi kanal(izasyon)una rağmen ben bu sorunun cevabını bilemiyor ve kendimi çok ama çok cahil hissediyorum. Çünkü ne bileyim, sanki her yıl seçim oluyormuş gibi geliyor bana! Bu seçimlerin hepsinin de sonuçları birbirine benziyormuş gibi algılıyorum hatta!

Bu yüzden de “Otur evladım, sıfır!” diyesim geliyor kendi kendime!

Hadi bu soruyu geçtim, sayın doktorum, daha basit bir şey sorunuz. Mesela deyiniz ki “Türkiye Cumhuriyeti’nde kaç il var?” Soğuk terler döker bu soruya da cevap veremem, üzgünüm. 

İnsan ülkesinde kaç vilayet olduğunu bilmez mi?  Bilmezmiş işte! Şimdi kem küm eder 81 mi 82 mi afallar kalırım. Gerçekten emin değilim! Utancımdan yerin dibine girsem müstahak bana! Halbuki ilkokuldayken öyle miydi? “Ülkemizdeki il sayısı 67 tabii ki” der, “son ilimiz  Zonguldaktır” diye de bütün çocuksu çok bilmişliğimle cevabı “şıp” diye yapıştırırdım! Çünkü biz çocukken harf sırasına göre giderdi iller. Basit bir düzen vardı yani. Şimdi 78 mi Düzce, yoksa 81 mi gerçekten de bilmiyorum. Zonguldak’tan sonra niye Düzce gelsin ki zaten… D harfi Z’den önce değil mi?

Cehaletim bunlarla kalsa yine iyi. Çok şeyi bilmez oldum. Mesela kaç tane bakan var onu da tam bilmiyorum. Çevre ve şehircilik bakanlığı ne iş yapar deseniz susar kalırım! Çevreyi mi korur, yoksa şehirlere dikey uzun  binalar mı diker hiçbir fikrim yok inanın. Dedim ya kendimi aşırı aşırı cahil hissediyorum.

Gittikçe hayatın kendisi havuz problemlerine mi benzemeye başladı, yoksa  ben mi şaşkınlaştım? İşte bu soru da cevapsız kalıyor. Bir yanda musluklar var gürül gürül akıyor, diğer yanda giderler var, suyu göz göre göre boşaltıyor. Eskiden olsa orantı falan kurup bir şekilde havuzun dolduğunu ispatlayabilirdim size. Oysa şimdilerde sadece havuzun boşalmasını seyrediyorum tüm cahilliğimle!

Aman doktor, yaman doktor, ne olur derdime bir çare!

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski