CORONA-4-Corona'dan Dayanışma Çıkar Mı?


#Evdehayatvar sloganını çok yapmacık, çok zorlama, nasıl desem biraz da “snop” buluyorum. Sokakta çöp toplayan temizlik emekçileri “#Evdehayatvar” diyerek çalışmasın bakalım!  Böyle bir şey olsa, emin olun #Evdehayatvar! heştekiyle mutfağından ekmek yapma videoları paylaşanlar, daha doğrusu bu lükse sahip olabilenler ayaklanır öncelikle. Hatta,

“Belediye uyuyor mu, sokaklar çöp içinde!” diye ortalığı ayağa kaldıracaklarına bahse girerim!

Demem o ki, George Orwel’ın meşhur Hayvan Çiftliği kitabında söylediği gibi

“Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar daha eşittir!” durumu yaşanıyor maalesef Corona günlerinde de!  Bu gerçeği herkes biliyor, ama ne yazık ki çoğunluk görmek istemiyor! Ya da görmezden gelmeyi tercih ediyor.

#Evdehayatvar öyle mi!

Mesela doktorlar da “Ee, yeter be, çalış çalış nereye kadar!” deyip “#Evdehayatvar” sloganıyla işlerini bıraksa! Nasıl olacak sonrası! Düşünmesi bile kulağa korkunç geliyor değil mi!

Hadi böylesine elzem iş gruplarını bir kenara bırakalım. İşini kaybetmemek kaygısındaki overlok işçisi “#Evdehayatvar patroncuğum, kusura bakma ben gidiyorum!” diyebilir mi…  Ya da Antalya'dan diğer şehirlere portakal taşıyan lojistik emekçisi  "Hayat yolda değil evdeymiş buyuruyor devletimiz, hadi bana eyvallah" diyerek  kontağı kapatsa! Virüsün en birinci savaşçılarından, c vitamini bombası portakala nasıl ulaşacak kendilerini evlerine kapatanlar!

Tamam virüsün yayılmaması için ne kadar insan evde kalsa o kadar iyi. Ama sizce de bu noktada bir adaletsizlik yok mu? Bari çalışmak zorunda olanlarla dalga geçer gibi bir slogan seçilmeseydi!  "#Evdehayatvar diyeceksin, #EvdekalTürkiye diyeceksin, sahilde koşmayı yasaklayacaksın, diğer tarafta işe gidenleri yok sayacaksın! 

Keşke sosyal devletimiz(!) kocaman kollarını açabilseydi ve çocukları arasında ayrım gözetmeyen bir anne şefkatiyle hepimizi kucaklayabilseydi! Ve sloganımız “#Evdehayatvar!” gibi muğlak, ucu açık, kime hitap ettiği belli olmayan ve bir o kadar itici sözcüklerden oluşacağına

 “HERKES EVİNDE, VATANDAŞIMIZ DEVLET GÜVENCESİNDE!”

 gibi daha kapsayıcı, daha güven verici, daha umutlu bir anlam içerebilseydi!

görsel**


“Böyle bir ortamda üçün beşin, sloganın lafı olmaz” diye beni eleştirebilirsiniz, haklısınız. Ama keşke on dört gün herkes evine kapanabilseydi, keşke seksen milyon TC vatandaşı olarak birbirimize kenetlenebilseydik! Milli seferberlik ilan edilebilseydi mesela! Troller politik nefret kusmayı en azından -Corona hatırına- bir kenara bırakabilseydi! Devletin planlama teşkilatı kapanmamış olsaydı da her meslek grubuna görev verebilseydi keşke! Mesela doktorlar, ilk yardım eğitimi almış olanlar, hemşireler, sağlık personelleri ve sağlık öğrencileri hastanelerde görev alsaydı. Sanayiciler tam kapasite test üretseydi. Mühendisler hayatı kolaylaştıracak aletler geliştirmeye konsantre olsaydı! Ziraatçılar hijyenik gıda üretmeyi, lojistikçiler de bu gıdaları dağıtmayı üstlenseydi. Biz tekstilciler bütün fabrikalarda ve atölyelerde üretimi medikal tulum ve maskeye dönüştürebilseydik ivedilikle! Ve tv’lerde boş boş konuşanlar yerine daha bilimsel programlar yapılsaydı! Mesela psikologlar kaygı terapisi yapsaydı ekranlarda; pozitif filmlerle insanların moralleri yükseltilseydi. Her akşam sağlık bakanı ne söyleyecek diye beklemek zorunda olmasaydık! TRT’nin onlarca kanalından biri, il il, ilçe ilçe korona durumunu – adeta seçim sonucu verir gibi- verebilseydi ekranlarda olanca şeffaflığıyla… Nasıl ki Ulusal Kurtuluş Savaşımızda evde kalan kadınlar askerlerin söküklerini dikerek savaşa çok değerli katkıda bulunduysa, yine böyle dayanışmalar olabilseydi! Herkes gönüllü olabilseydi!

Oysa Corona günlerinde ne yazık ki insanlarımız üçe ayrıldı:

Bir - Kendilerini komple eve kapatıp korunaklı alanlarında korumaya alanlar!

İki - Ekmek parası için kelle koltukta çalışmaya çalışanlar - ki büyük çoğunluk böyle-

Üç- Evde oturanların  konforlarını sağlamak için kendilerine feda edercesine görev alanlar!

Oysa böyle olmamalı! Herkes elini taşın altına koymalı! Devlet, partiler, zenginler, fakirler, herkes...

Olur mu? Belki de olur! Zararın neresinden dönülse kardır. Yıllardır şucu bucu diye kutuplaştırılan ülkem insanı belki de Korona düşmanına karşı fabrika ayarlarına dönüp tek vücut olur !

Neydi, her kötünün içinde bir iyi vardı!

 Ying’di Yang’dı!

Haydi o zaman kolları sıvama zamanı, herkesin yapabileceği bir şey mutlaka vardır!

görsel** https://pixabay.com/tr/illustrations/g%C3%B6n%C3%BCll%C3%BCler-eller-g%C3%B6n%C3%BCll%C3%BC-birlikte-4937540/



Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski