5 mayıs, 6 mayıs, hıdrellez ve yaşama dair..

GÜNCELLEME: 2014'DE  yazmışım bu yazıyı. Bugün yine gül ağacı aldım, yine yazdım dileklerimi.  Gerçekleşecekler biliyorum, öyle hissediyorum...


Masalları da severim, efsaneleri de. Çocuksu tarafım coşar, mutlu olurum, hayaller kurarım hikayelerde kaybolurken.
Dün de Hıdrellez'di. Hızır ve İlyas peygamberler ölümsüzlüğe erdikleri bu gün buluşacak, bahar gelecek, doğa coşacak, gül ağacının altına çizilen dilekler kabul olacaktı..

gul cicek


Ben de dün, belki de hayatımda ilk kez bu kadar içtenlikle hıdrellez coşkusuna kapıldım, gittim küçük bir gül ağacı aldım küçücük balkonuma. Yazdım çizdim dileklerimi küçük bir kağıda, elbette uğur parasını da unutmadım. Güzel ağacımın dibine bir güzel yerleştirdim çizdiğim hayallerimi. Rivayetlere göre sabah eğer gül ağacı ıslaksa dilekler kabul olacaktı. Dün gece yağmur yağdı çok çok. Çünkü Hızır ve İlyas buluştuklarında sevinçten ağladılar ve bulutlar da onlara eşlik etti. Bu demektir ki İstanbul'da dilenen dilekler kabul oldu...
Ne güzel.
hidrellez

Aslında masallarda yaşamak ne kadar güzel. Gökten üç elma düşmesi, bu elmalarla birlikte dileklerin kabul olması. Sevgiyle verilen bir öpücüğün kurbağayı yakışıklı bir prense dönüştürmesi, kötü kalpli üvey annelerin masalların sonunda hep kaybetmesi, iyi yürekli kül kedilerinin prenses olması...

Hızır ve İlyas hikayesi de böyledir. Ölümsüzlük suyu ab-ı hayatı aramaya çıkarlar bir gün. Deniz kenarında yemek yiyecekleri vakit, sıçrayan su ile önlerindeki kurutulmuş balığın canlandığına şahit olurlar. Ab-ı hayatı bulmuşlardır...
İşte tam da bu anda bir melek gelir ve kulaklarına sonsuza dek yaşayacaklarının müjdesini fısıldar. O saatten sonra artık Hızır karada, İlyas ise denizde ihtiyacı olanlara yardım etme görevini üstlenmiştir. Denizlerin ermişi İlyas ile karaların ermişi Hızır, her sene aynı gün, yani 6 mayısta gökyüzünde buluşurlar.. İşte bu buluışmanın sonunda dünyaya baharla birlikte bereket gelir, gül ağacını dibine çizilen dilekler kabul görür.



Bu içimizi ısıtan hikayeye, tam da 6 mayıs 1972'de gölge düşürür kara yürekli insanlar. Deniz, Yusuf, Hüseyin adındaki üç gencecik karanfilin boynuna yağlı ilmeği geçirirken bu kara yürekliler, mutlaka bir aksilik olmuştur Hızır ve İlyas'ın buluşmasında.
Masalların mutlu sonla bitmesi gerekir çünkü!
Baba” der Deniz mektubunda “Annemi teselli etmek sana düşüyor!”
İşte hayat bazen böyledir. Kötü kalpli cadılar zaman zaman istediklerini yaparlar..
5 mayıs 2014 günü, tam da Hızır ve İlyas'ın buluşacakları gecenin gündüzünde o kara yürekli insanlar, meclis kürsüsünde kendilerini aklama komedisini oynayacaklardır..

Hiçbir masalda kötüler kazanmaz oysa ki!

gonca


Onlara aldırmadan, yürekten inanarak astım dileklerimi gül ağacının dibine.
Çünkü kötülerin öyle ya da böyle kaybedeceklerine, iyilerin bir şekilde kazanacağına inanmak istiyorum. Aslında inanıyorum da.
İyi yürekli insanların mutlu olduğu masalları çok seviyorum.
Bu kadarına hakkım var.
Çocukcasına, sevgiyle, hem de tüm kalbimle...





Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski